|
ATATÜRK
VE HALK
Atatürk,
tam bir halk adamıydı ve asıl kuvvet kaynağının halk olduğu inancında
idi.Cumhuriyetimizin 3. Yıldönümünde Ankara şehri, köylerden ve kasabalardan
gelen halk ile dolmuştu. Tribünlerde geçit resmini selamlayan Atatürk'ü
kadın, erkek bütün halk çılgınca alkışlıyordu. Atatürk, tribünden ayrılacağı
sırada halk ile arasındaki asker kordonunun kaldırılmasını emretti, yaverini
yanından uzaklaştırdı, halkın içine girdi. Ellerini halktan iki vatandaşın
omuzlarına dayamış, adeta kendinden geçmiş ilerliyordu. Halk onu incitmemek
için arada bir boşluk bırakmıştı. Hayli gittikten sonra :--- Artık otomobile
binseniz dediler :
uyanır
gibi oldu. Yanındakine :
--- Sen
belki ömründe sevmemişsindir; fakat hiç sevildin mi ? dedi. Bundaki zevk hiç
bir şeyde yok. Hele aşkın Türk Milleti olursa. Beni bu zevkten biraz daha
ayırmayın.
Taşhan'ın
önüne kadar böyle, halkın kucağında geldi.
Cumhuriyetin 12. Yıldönümü için birçok döviz hazırlanmıştı. "Atatürk bizim
en büyüğümüzdür.", "Atatürk bu milletin en yükseğidir."," Türk milleti
asırlardan beri bağrından bir Mustafa Kemal çıkardı." Gibi Döviz listesini
gözden geçiren Atatürk hepsini çizdi, yalnız şunu yazdı :"Atatürk bizden
biridir."
Atatürk
der ki :"Millet sevgisi kadar büyük bir sevgi yoktur." İstiklal Savaşında
benim de milletime yaptığım bazı hizmetler olmuştur sanırım. Fakat bunlardan
hiç birini kendime mal etmedim. Yapılanların hepsi milletin eseridir, dedim.
Aranacak olursa doğrusu da budur. Geçmişte
medeniyetler kurmuş bir soyun çocukları olduğumuzu ispat etmek için,
yapmamız gereken şeylerin hepsini yaptığımızı ileri süremeyiz. Yarıda
bırakılmış daha bir çok büyük işlerimiz vardır. Ben arkadaşlara şunu tavsiye
ederim. Şahsınız için değil, kendisinden olduğunuz millet için çalışınız.
Falih Rıfkı ATAY
|